“İzmir’in kalbi, derinden yaralı…”

AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nın karınca modeli çalışması, Kemeraltı’nda gerçekleştirildi. İl Başkanı Kerem Ali Sürekli, İl ve İlçe ana kademe, kadın ve gençlik kollarının katılımı ile 300 kişilik büyük bir kadroyla Kemeraltı’nın nabzını tuttu.

“İzmir’in kalbi, derinden yaralı…”

AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nın karınca modeli çalışması, Kemeraltı’nda gerçekleştirildi. İl Başkanı Kerem Ali Sürekli, İl ve İlçe ana kademe, kadın ve gençlik kollarının katılımı ile 300 kişilik büyük bir kadroyla Kemeraltı’nın nabzını tuttu.

“İzmir’in kalbi, derinden yaralı…”
02 Temmuz 2022 - 09:31

Tarihi çarşıyı, İzmir’in kalbi olarak nitelemenin yetmeyeceğini vurgulayan Başkan Sürekli, ”İzmir’in kalbi derinden yaralı. Alt yapı ve sokaklar dökülüyor. Düzenli toplanmayan çöpler esnafı bezdirmiş. Başlamadan biten nice Kemeraltı Projesi tozlu raflarda. Genel siyaset heveslisi Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer; Brüksel’de “İzmir Evi” açarken, makamının bulunduğu Kemeraltı’na sırtını dönüp oturuyor.” diye konuştu.
Başkan Sürekli ve AK Kadro, gün boyu esnafı dolaşarak Kemeraltı Esnaf Derneği, Hisar Camii Derneği ve Muhtarlığı da ziyaret etti. Kızlarağası Hanı esnafıyla da buluşan Sürekli; CHP’nin İzmir’de metropolde sokağa çıkmaktan imtina ettiğini yineleyerek şöyle konuştu; “Söylediğimizde bozuluyorlar. Kırsala gittikleri gibi; kokudan, bozuk yollardan; kısacası temel hizmetlerden mahrum bıraktıkları metropol ilçelerin de sokaklarında dolaşsınlar. Yolunu şaşırmış üslup ve ifadelerle kaçamak yanıtlar vermek yerine, iş yapsınlar. Varsa da yaptıkları işleri anlatsınlar.”
Temenni mesajlarından öteye gidemediler…
CHP’li yerel idarecilerin Kemeraltı için on yıllardır dilek ve temennide bulunmanın ötesine geçemediğini belirten AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli, sözlerini şöyle sürdürdü; “Bir zamanlar yerli ve yabancı misafirlerin uğrak yeri olan tarihi çarşı, ihmaller ve baştan savmalarla bir dehlize dönüşmek üzere. Oysa, sadece 20 bine yakın iş yerini barındıran ticari potansiyeli ile değil; tarihi önemi ve varlıklarıyla yaşatılmaya değer ve hizmete muhtaç. Kışı ayrı dert, yazı ayrı!  Yağmurlarla taşan mazgallar, işyerlerinde alt yapı yetersizliğinden kaynaklı su taşmaları esnafı canından bezdirmiş. ‘2 bin yıllık sorun’ diyerek geçiştirmek iş değil. Doğru bir planlamayla eyleme geçmezseniz sorunlar da dağ gibi büyür. Başkan Soyer, göreve geldiğinde bürokratlarıyla göstermelik bir temizlik turu yaptı, o kadar. Onun öncesinde de sürekli masaya yatırıp kaldırdıkları bir sorunlar yumağıydı Kemeraltı. Hep yalnız hep çaresizdi.  Brüksel’e ‘İzmir Evi’ yapıp, toplantılardan demokrasi dersi vermek iyi hoş da kendi eviniz dökülüyor, yaşayanları kan ağlıyorsa anlamsız.”
Çamura çöpe, toza toprağa mı gelecekler?
Sürekli, Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanı Semih Girgin’i de ziyaret ederek görüş alışverişinde bulundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in “Kemeraltı İzmir’in kalbidir, onu düzelterek İzmir’i yükselteceğiz.” sözleri ve başında olduğu Tarihi Kemeraltı İnşaat Yatırım Ticaret AŞ’nin (TARKEM) son genel kurulunda, hedeflerinin çarşıya yeni yatırımcılar çekerek UNESCO Dünya Mirası listesine girmek olduğu yönündeki açıklamalarını eleştiren Başkan Sürekli; “Yatırımcıyı nereye çekeceksiniz? Çamur ve çöp deryasının, tozun toprağın içine mi?  Üç beş yapıyı restore etmekle olmaz. Şarkılı, türkülü; bandolu, mızıkalı şölenler düzenlediler Mayıs ayında. Adı, ‘Kemeraltı Günleri.’ Amaç neydi? Ne hâsıl oldu? Belli değil! Kemeraltı’nı ayağa kaldırmak, geliştirmek için bütünlüklü bir planlamaya ve tasarıma ihtiyaç var. Otoparkı olmayan, ışıklandırması yetersiz, bırakın geceyi, 24 saat açık olmasını, günlük hizmetlerin dahi doğru dürüst verilmediği, hayatın gün içinde ızdıraba dönüştüğü Kemeraltı için daha gerçekçi ve temel çözümlere ihtiyaç var.” diye konuştu.
Kokudan sonra, bir Kemeraltı itirafı da gelirse şaşırmayız…
Soyer’in İzmir’deki koku problemi için itiraf niteliğindeki açıklamasını hatırlatan AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli şöyle konuştu; “Son yıllarda ‘körfez SOS veriyor’ dedik durduk. Sorunun kaynağı budur dedik. Koku arttıkça, acil çözüm çağrısında bulunduk. Ama, ‘kırk kez anlattık’ diyerek, her defasında geçiştirdiler. Mevkidaşım; ‘Çekin burnunuzu o borulardan’ diyecek kadar üslubunu yerle yeksan etti. Genel Başkanları da üç gününü geçirdi İzmir’de, ‘Bu ne iştir?’ demedi. Sonra kalkıp, Amerika’yı yeniden keşfeder gibi, ‘Sorunun nedeni yağmur suyu ile pis suyun ayrıştırılmaması, Çiğli Atık Su Tesisi’nin geliştirilmemesi’ dediler. Biz de ‘Günaydın’ dedik, haklı olarak. Şimdi, kokudan sonra bir Kemeraltı, bir trafik çilesi, bir Buca Metrosu, bir Karşıyaka Stadı itirafı da gelirse şaşırmayacağız. Bir yerel idarecinin ilk işi; yerel idaredir, yerel hizmettir. Gemi batıyor. Genel siyaset yaparak, şiir gibi konuşarak, festivallerle, şenliklerle bu gemiyi kurtaramazlar. Tekrar etmekten sıkılmadıkları dört duvar arası söyleşiler, sunumlar ve manifestolarla bu sorun yumağını çözmeleri mümkün değil.”
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum