“Cumhuriyet, kuvvetini kişi ve zümreden değil halktan alır”

CHP İzmir Milletvekili ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Av. Sevda Erdan Kılıç, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.

“Cumhuriyet, kuvvetini kişi ve zümreden değil halktan alır”

CHP İzmir Milletvekili ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Av. Sevda Erdan Kılıç, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.

“Cumhuriyet, kuvvetini kişi ve zümreden değil halktan alır”
29 Ekim 2020 - 11:02

Av. Sevda Erdan Kılıç, mesajında, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolun
başlangıcında Türk milletinin “kayıtsız şartsız, bağımsız yeni bir Türk Devleti” kurmak üzere
“ya istiklal ya ölüm” ilkesi ile başlattığı milli mücadele ve Kurtuluş Savaşı’nın yer aldığını
belirtti.

Bu süreç içinde 23 Nisan 1920’de milli iradeye dayanan Türkiye Büyük Millet
Meclisi’nin açıldığını ve bütün dünyaya karşı yayınladığı beyanname ile “egemenliğin
kayıtsız şartsız Türk milletine ait olduğu” ve “Büyük Millet Meclisi’nin üzerinde hiçbir
makam bulunmadığının” ilan edildiğini belirten Av. Kılıç, “Gerçi Türkiye Büyük Millet
Meclisi Hükümeti, yapısı ve işleyişi yönünden, aslında ismi konmamış bir Cumhuriyet
yönetiminden farksızdı ama milli mücadelenin ve Kurtuluş Savaşı’nın zaferle bitişini ve
Lozan Antlaşması ile bağımsızlığımızın bütün devletlerce onayının ardından, artık devlet
yönetiminin adının daha açık biçimde konması gerekiyordu. 29 Ekim 1923 günü yapılan
Anayasa değişikliği ile bu da yerine getirildi ve Cumhuriyet ilan edildi.” dedi.

“Cumhuriyetin, egemenliğin kaynağının millete ait olduğunu kabul eden devlet şekli
olduğunu” vurgulayan CHP’li Av. Sevda Erdan Kılıç, Cumhuriyet yönetiminin bu niteliğiyle,
şüphesiz “demokrasinin en gelişmiş şekli, demokrasi prensibinin en iyi uygulanmasını temin
eden bir siyasi rejim olduğunu” kaydetti.

- “Cumhuriyet yönetiminde seçimle iş başına gelenlerin görev süresi belli bir
dönemi kapsar”
CHP İzmir Milletvekili Av. Kılıç, Cumhuriyet yönetiminin birinci özelliğinin, seçim
esasına dayanan bir idare olması olduğuna işaret ederek, “Bu seçim de gerek seçme gerekse
seçilme hakkı bakımından belli bir kişiye, belli bir zümreye, belli bir sınıfa ait değildir;
bütünüyle millete aittir. Cumhuriyetle yönetilen bir devlette bir görevin babadan oğula
geçmesi gibi bir usul yoktur ve olamaz da. Cumhuriyet yönetiminde seçimle iş başına
gelenlerin görev süresi belli bir dönemi kapsar.” dedi.

Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, şunları kaydetti:
“Cumhuriyet rejiminin ikinci bir özelliği, bu rejim her şeyden önce kişi, zümre ve sınıf
yararını değil, kamu yararını ön planda tutan, kamu yararına dayanan bir yönetim şeklidir.
Çünkü Cumhuriyet rejimi, kuvvetini, dayanağını kişi, zümre ve sınıf hakimiyetinden değil,
geniş halk kitlesinden, millet iradesinden almaktadır.

Cumhuriyet rejimi, memleketimize, milletimize sayılamayacak kadar çok şeyler
kazandırmıştır. Bir kere Cumhuriyet yönetimi, devlet hayatımıza, siyasi hayatımıza
egemenliğin bir şahsa, bir zümreye, bir sınıfa değil, millete ait olduğu gerçeğini
kazandırmıştır. Cumhuriyet rejiminin, bütün vatandaşları kanun önünde eşit sayması, onlar
arasında hiçbir ayrıcalık tanımaması, onların devlet yönetimine eşit olarak katılımını
sağlaması, vatandaşların temel hak ve hürriyetlerini devlet teminatı altına alışı, milli birlik ve
beraberliğimiz açısından da birleştirici, pekiştirici olmuş, milli sınırlarımız içinde hiçbir
ayrıcalık yapmaksızın bütün vatandaşlarımızın paylaştığı, yararlandığı, bu nedenle korumaya
ve yaşatmaya kararlı olduğu bir idare haline gelmiştir.

Cumhuriyet rejimi aynı zamanda insan unsuruna verdiği değer, insan hak ve
hürriyetlerine gösterdiği saygı nedeniyledir ki çağdaşlaşmayı, çağdaş uygarlık düzeyine
ulaşmayı en iyi şekilde gerçekleştiren bir ortam oluşturmuştur. Türkiye’nin çağ atlaması,
milletimizin Atatürk önderliğinde her türlü engeli aşarak uygar bir toplum haline gelişi, laik
ve demokratik Cumhuriyet rejimi sayesinde mümkün olabilmiştir.”

- “Cumhuriyet rejiminin değiştirilmesi teklif dahi edilemez”
CHP İzmir Milletvekili Av. Kılıç, kazandırdığı değerler nedeniyle laik ve demokratik
Cumhuriyet rejiminin memleketin geleceği bakımından çok önemli olduğunu ve bu nedenle
de Anayasa’da, “Türkiye Cumhuriyeti’nin idare şeklinin Cumhuriyet olduğu” hükmünün
değiştirilemeyeceği ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğinin ayrı bir Anayasa
maddesiyle teminat altına alındığını vurguladı.

Av. Sevda Erdan Kılıç, şu hususları belirtti:
“Cumhuriyet yönetimi, Atatürk’ün önderliğinde çok büyük fedakarlıklarla kazanılan bir
ölüm kalım savaşından sonra kurulmuştur. Bu büyük başarının arkasında binlerce şehidin,
gazinin harcı vardır. Bu bakımdan, kurulan bu büyük eserin her yönü ile gelişmesi,
geliştirilmesi, doğabilecek her türlü tehlikeden titizlikle korunması, Cumhuriyet kuşaklarının
Atatürk’e ve onun inkılap arkadaşlarına borçlu olduğu kaçınılmaz bir görevdir. Cumhuriyet
kuşakları, bu görevin bilinci içinde kendilerine bırakılan emaneti daima koruyacaklar, Türkiye
Cumhuriyeti’ni Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yolda ebediyen
yaşatacaklardır.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum