İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Mimarlar Odası İzmir Şubesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Zirvesi”nde dönüşüm vizyonlarını ve projelerini anlattı. Türkiye’nin, nüfusunun yüzde 25’inin şehirlerde, yüzde 75’inin kırsalda yaşadığı 35 milyonluk bir ülkeyken, yüzde 80’i kentte yaşayan 81 milyonluk bir ülkeye dönüştüğünü dile getiren Başkan Aziz Kocaoğlu, “Bunun sonucu çarpık kentleşme ve gecekondular oldu. O günün imkanlarıyla bu süreç, Anadolu insanının yardımlaşma ve sabır gibi iki temel özelliğiyle aşıldı ve bugünlere geldik. Bugün elimizde sosyal donatı alanları olmayan, depreme dayanaksız konutlardan oluşan kentler var” diye konuştu. Bu sorunun “kırmadan, dökmeden, uzlaşarak ve hiç kimsenin hak kaybına yol açmayacak bir yol ve yöntemle” halledilmesi gerektiğini söyleyen Başkan Kocaoğlu, “Elimizde 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 6306 sayılı Riskli Alanlar Yasası var. İki yasanın da olumlu ve olumsuz yanları var. Bu iki yasanın birleşmesi, ortaya çıkan problemleri girecektir” dedi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, kentsel dönüşümde katılımcılığı ön planda tuttuklarını ifade ederek şunları kaydetti:

“Planlamasını yaptığımız ve Bakanlar Kurulu’ndan onaylattığımız dönüşüm bölgelerinde yaşayan hemşerilerimizle kentsel dönüşüm yapacağız. Bunun için ofisler açıyoruz, mimar arkadaşlarımızı çalıştırıyoruz. Projeleri çiziyoruz. Yaptığımız hesaplardan dağıtımı yaptıktan sonra hiç kimse için 1 cm² bile taviz vermiyoruz. Bu işin katılımcı bir süreçle, usanmadan, bıkmadan, sabırla, kimsenin burnunu kanatmadan, herkesi memnun edecek şekilde yapılması gerektiğine inanıyorum. Depreme dayanaklı yapıları, kimseyi yerinden etmeyen bir yöntemle, sosyal donatı alanlarını da artırarak inşa etmek, yaşanacak kenti yaratmak ve bunun için yol yöntem üretmek… Bütün bunlar, belediye başkanlarının hedefi olmalı; yani kentte yaşayan insanların yaşam standardını artırmak..”

Bina yenilemek kentsel dönüşüm değil ki!

Depreme dayanaksız binaların 6306 sayılı yasaya dayanarak yenilenmesinin kentsel dönüşüm olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Başkan Kocaoğlu, “Bunun adı bina sağlıklaştırmak. Kentsel dönüşümü biz bir kara parçası üzerindeki sağlıksız binaların yolu, spor alanı, okulu, sağlık ocağı, camisi, kent ormanı, parkı olmayan bir bölgenin bu ihtiyaçlarının da karşılanacak şekilde yeniden planlanması olarak görüyoruz” dedi.

Hem müteahhitin hem de mal sahibinin hakkını koruyacak bir sistemi çalıştıran bir sihirli ele, bir uzlaşıya, bir iradeye ihtiyaç duyulduğunu da vurgulayan Başkan Kocaoğlu, şunları kaydetti:

“Bu olmazsa, revize planlarla yapılan kentsel dönüşümün bir hak tecavüzüne, bir faciaya dönüşmesi kaçınılmaz. Adaleti kurallarla sağlamak durumundayız. Bizim yaptığımız, yüzde 100 uzlaşı. Geçtiğimiz günlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, bizim yöntemimizin altını çizerek ‘biz de böyle yapmalıyız’ şeklin,de görüş açıkladı. Biz burada organizasyon sağlıyoruz. Müteahhit ihaleye giriyor ve yapıyor. Tapu bizde. Müteahhit ile mal sahibi karşı karşıya gelmiyor. Her ikisi de bizi tanıyor. Bizim ise kentsel dönüşümde parayla işimiz yok.”

Dier Yazlar