Cumhur İttifakı mitingi gerçekleşti

Cumhur İttifakı mitingi gerçekleşti

Cumhur İttifakı mitingi gerçekleşti
17 Mart 2019 - 19:14

AK Parti-MHP’nin ortaklaşa düzenlediği Cumhur Mitingi’nde, ellerinde Türk bayrakları bulunan İzmirliler tarafından “İzmir’in Efesi Nihat Zeybekci” sloganıyla ve sevgi gösterileriyle karşılandı. Cumhur İttifakı’nın AK Parti Belediye Başkan Adayı Nihat Zeybekci, İzmir’in birikmiş sorunlarının yerel yöneticilerinin umurlarında olmadığını, bunlarda dertlenmediklerini belirterek “İzmir’in anormalleri, onlar izin normal hale gelmiş” dedi.

“Biz efelenmeye değil, efeler gibi dimdik durmaya geldik. Efelerin, zeybeklerin diyarı, başkenti İzmir’i sizinle birlikte tarihindeki o güzel günlerine döndürmeye geldik” sözleriyle konuşmasına başlayan Zeybekci, İzmir’in bugün tek kalp, tek yürek olduğunu söyledi.

Dağlarından yağ, ovalarından bal akan, yaratılıştan dünyanın en güzel şehrinin 20 yıldır vaktinin çalındığını belirten Zeybekci, İzmir’in 21’nci yüzyılın Türkiye’sinde olmayan problemlere, dağlara atılan çöplere, trafiğe, her yağmurda yolları basan kanalizasyona mahkum edildiğini söyledi. İzmir’in dünyanın en zengin, en avantajlı bölgesi olmasına rağmen, kentteki işsizlik oranının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu, genç işsizlikte ise 4 gençten birinin işinin olmadığını vurgulayarak “Bir zamanlar Türkiye’nin, sanayinin, ticaretin, turizmin, lojistiğin, taşımacılığın, bereketin baş şehri İzmir’in gençleri işsiz. Her yağmurda bu şehri kanalizasyon basıyor diyoruz. Trafikte zaman kaybı olarak dünyada en kötü durumdaki 12 şehri arasında diyoruz. 21. yüzyıl Türkiye’sinde İzmir’e yakışıyor mu. Şoför kardeşim yılda 10 gününü trafikte geçiriyor, otopark ne gezer, yolların hali berbat. Antalya’ya 19 milyon turist geldi, İzmir’e 1 milyon… Antalya’nın oteline, lokantasına, taksicisine 100 milyar para girdi, İzmir’e yok. Buradaki yerel yönetimler için, İzmir’in anormalleri normali hale geldi” diye konuştu.

Vatandaşların yuhalamalarına müdahale eden Zeybekci, “Kimseyi yuhalamıyoruz, seçileni hoş gördük seçenden ötürü. 5 yıl ruhsat verdiniz, bunun hesabını 31 Mart’ta o soracaksınız. İzmir, muasır medeniyet yolculuğuna bir daha başlayacak, kaybettiği 20 yılı, 5 yılda geri alacağız” dedi.

Göreve gelir gelmez, ilk işlerinin trafik sorununu çözmek, ilkel problemleri İzmir’in gündeminden kaldırmak olduğunu aktaran Zeybekci, 2020 sonunda çöp dağlarının bu şehirde olmayacağını, 3 ayda hizmet belediyeciliğinin İzmir’e geldiğini fark ettireceklerini, 6 ayda en uzak köyün yolu dahil, bir tek çukurun kalmayacağını, 9 ay sonra şehre gelen birinin “yanlış bir yere mi geldim” diyeceğini ifade etti.

DÜNYANIN EN PAHALI SUYU

Dünyanın en pahalı suyunu İzmir’in kullandığını aktaran Zeybekci, “Bakın çaktırmadan neler yapıyorlar” diyerek şunları söyledi: “Büyükşehirlerde ton başına en yüksek fiyatı ödeyen biziz. Vatandaş faturasını getiriyor, su bedeli 44 lira, fatura toplamı 390 lira. Bu zulümdür. Katı atık bedeli İstanbul’da, Manisa’da, Ankara’da, Denizli’de neden yok? Suyun tonunu çaktırmadan 50 liraya getiriyorlar. Gelir gelmez 0-20 ton arasındaki tüketime yüze 50 indirim yapacağız, faturaları kabartan katı atık bedelini kaldıracağız. ‘Hükümet İzmir’e haksızlık yapıyor’ diyorlar, Erdoğan 1994’te İstanbul’a belediye başkanı olduğunda yaşadığı zulümleri nedeniyle, Başbakan olduğunda bu haksızlığın önüne geçmek için yasal düzenlemeler yaptı. Biz hak yiyenlerden olmadık, milletin hakkını da kimseye yedirtmeyeceğiz. Bütçe gelirlerinden pay gönderilirken İzmir’in hakkını yiyorlar diyorlar, tek ayak üzerinde 40 yalan söylüyorlar. 2017 rakamlarına göre, iller bankasından vatandaş başına gönderilen paydan en yüksek oranı Kocaeli ve İzmir alıyor. İller Bankası’nın kayıtları ortada, belgeler ortada. Bunu gösterince ‘biz öyle demedik, İzmir’e yapılan kamu yatırımlarından bahsediyoruz’ diyorlar. Antalya’ya 17 yılda 40 milyar liralık kamu yatırımı yapılırken, 6 yılda İzmir’e yapılan kamu yatırım bedeli 67 milyar liradır. Yap yapmıyor, çekil yapayım yaptırmıyor. İşleri güçleri itiraz etmek. Konak tüneli yapıldı, bir ilçe belediye başkanı yemin etmiş o tünelden geçmeyecekmiş. Benin sorum şu devlet size Türkiye’deki en yüksek ikinci belediye ödeneğini gönderdi, bu paralar nereye gitti?”

-HDP ittifakı söylüyor, sen neden saklıyorsun

 “CHP’nin adayı demiyorum. O, Kılıçdaroğlu ile terör örgütüyle eşdeğer olmuş partinin adayıdır” ifadesini kullanan Zeybekci, gök çökmedikçe, yer yarılmadıkça Türk-Kürt kardeşlerinin omuz omuza kardeşçe, birlik ve beraberlik içinde yaşayacaklarını söyledi.

Türkiye’yi doğrudan bölme girişimi olan çukur eylemcilerine yönelik devlet operasyon başlattığında İzmir’deki bir ilçe belediye başkanının “kalbimle, gönlümle sizin yanınızdayım, sizin için bir şey yapamadığımızdan vicdan azabı çekiyorum” ifadeleriyle çukur eylemcilerine destek verdiğini dile getiren Zeybekci, operasyonlarda 78 şehit veren Türkiye’nin teröristlere haddini bildirdiğini hatırlattı. Bunun üzerine bir partinin devleti protesto eylemine katılan ilçe başkanının “size destek vermeye, yanınızda olmaya, yapacak neyim varsa yapmaya hazırım demeye geldim” diyerek terör örgütüne desteğini tekrar ortaya koyduğunu aktaran Zeybekci, HDP’li yöneticilerin “İzmir’de bizim evet diyeceğimiz, kabul edeceğimiz bir aday çıkartacağız” ve adayın açıklanmasının ardından “Bizim adayımız budur” açıklamalarına dikkati çekti.

Cumhur İttifakı’nın AK Partili, MHP’li belediye başkan adayları ile belediye meclis üyelerinin hangi partiden olduğunun açıkça ortada olduğuna işaret eden Zeybekci, “Sizin listelerde kim var? Kem küm ediyor, HDP ile ittifak halinde değiliz diyor. HDP itiraf ediyor, bunu neden saklıyorsun. İzmir bunun hesabını soracak mı, İzmir’den aldığı oyları başka yerlere selam olarak gönderenlerin hevesini kursağında bırakacak mı?” dedi.

“Yurt dışı gezilerinin uçak parası 1 milyon eder” diyen Zeybekci, şöyle devam etti:

“10 yıl belediye başkanlığı yaptı satmadığı yer kalmadı, baştan sona sattı. Menderes’te sordum, 30 dönüm tarla kaç lira? En azından 1 milyon dediler. Seferihisar açıklarındaki 30 dönüm Eşek Adası’nı 1,3 milyona satmaya nasıl gönlün nasıl razı oldu. Koyuyla birlikte oteli 10 milyona satmaya nasıl gönlün razı oldu. Seferihisarlılar diyor ki; Saat Kulesi’ne sahip çıkın, satar. İzmirliler, Saat Kulesi’ne sahip çıkacak mısınız? Belediye başkanı yılda 180 gün yurt dışında ne yapar. Kurban olduklarım bana bir söyleyin. Uçak parası 1 milyon tutar. O ilçede 4 aydır düzenli maaş ödenemiyor. Bir de Brüksel’de ofis açacağız diyor. Karabağlar’da, Narlıdere’nin, Buca’nın arka mahallelerinde, Kınık’ta, Kiraz’da, Menderes’te ofis aç. İzmir’in arka mahallelere girdi mi hiç acaba. İzmir’i 4 Ç’ye mahkum ettiler; çamur, çukur, çöp, çarpık yapılaşma... 4Ç gidecek yerine 1Ç gelecek; çiçek gibi İzmir’e var mıyız.”

Anket sonuçları ellerine geçince telaşlandıklarını, korkularının bacayı sardığını dile getiren Zeybekci, “İzmir hassasiyeti olan vatandaş 20 yılda nelere mahkum edildiğine bakıyor. Karabağlar 500 bin nüfuslu ama bir tek sinema, spor salonu, tiyatro, konferans salonu olmaz mı? Böyle bir dertleri var mı? Vallahi yok, umurlarında değil. Milletin derdiyle dertleniyorlar mı? Göreve geldiğimiz andan itibaren iki yıl içinde 25 bin nüfusa bir spor salonu, her 50 bin nüfusa bir yüzme havuzu ve gençlik merkezi yapacağız. İlçe nüfusu küçükse oraya illaki spor salonu ve yüzme havuzu mutlaka yapılacak. 2 yılda en az 28 köprülü kavşak yapacağız. 4,5 milyonluk İzmir’i şu an bulunduğumuz yeşil alana mahkum ettiler. 3 yıl içinde şehrimizdeki yeşil alanı 10 katına çıkaracağız. Genç işsizliği ortadan kaldırmak için organize sanayi bölgeleri kuracağız, 5 yıldızlı otel sayısını 3 katına çıkaracağız. Bu yüzbinlerce gence iş, aş demektir. Ulaşımda gençlerimiz, öğrencilerimiz sivil biletin yüzde 70’ini ödüyor, yüzde 50 indiriyoruz. Vatandaşa işlerini halledip dönmesi için 90 dakikada yetmiyor, bunu 120 dakikaya çıkarıyoruz. Biz deriz ki; o sorun o dert oradaysa, vatandaşım dertliyse, ya o dert orada olmamalı ya da o belediye başkanı yerinde olmamalı. O koltuğu işgal etmemeli. Ya bir yol açacağız, ya bir yol bulacağız, ya da yoldan çekileceğiz. Artık İzmir’in yolundan çekilin diyoruz. İzmir aşkına var mıyız.”

Zeybekci, Necip Fazıl Kısakürek’in “Zindandan Mehmet’e Mektup” şiirini İzmir’e uyarlayarak, vatandaşlarla birlikte okudu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum