"Afetlere Dirençli Bir İzmir İçin, Biz de Varız, Hazırız"

İZ-AFED birinci yılında, “Afet bilinci çevre ve iklim farkındalığından ayrı düşünülemez” dedi. 30 Ekim Depremi mağdurları ve farklı mesleklerden kişilerle yeni çalışmalarını açıkladı

"Afetlere Dirençli Bir İzmir İçin, Biz de Varız, Hazırız"

İZ-AFED birinci yılında, “Afet bilinci çevre ve iklim farkındalığından ayrı düşünülemez” dedi. 30 Ekim Depremi mağdurları ve farklı mesleklerden kişilerle yeni çalışmalarını açıkladı

16 Aralık 2021 - 13:39

   İzmir Afet Bilinci, Çevre ve İklim Farkındalığı Derneği (İZ-AFED) Yönetim Kurulu, 11 Aralık Cumartesi günü, Bornova Belediyesi Altındağ Atatürk Kültür Merkezi’nde “Afet Bilinci Çevre ve İklim Farkındalığından Ayrı Düşünülemez” konulu bir basın toplantısı düzenledi. İZ-AFED Yönetim Kurulu, ülke ve kent düzeyinde Afet Yönetim ve Planlaması’na dair, artık bilindik ezberin dışında yeni şeyler söylemek ve farklı çalışmalar yapmak gerektiği bilinci ile  gelecek öngörülü ve Modern Afet Yönetimi esaslı, yeni bir vizyon oluşturduklarını belirtti. Basın toplantısında, ülkemizi ve İzmir’i derin acılara boğan, 117 canımızı kaybettiğimiz ‘30 Ekim 2020 Depremi’nden sonra bir araya gelinerek ‘Yaşanan bu yıkımlar ve acılar bir daha yaşanmasın’ diyenler olarak yola çıkıldığına dikkat çekildi. Afetlerin multi-disipliner bir alan olması gerçeğinden hareketle, kurucular kurulunda birçok meslekten insanın yer aldığına vurgu yapıldı. İZ-AFED kurulduktan sonra da Sivil Savunma-Afet Uzmanları, Afet Bilinci Eğitmenleri, Arama Kurtarma Profesyonelleri, İtfaiyeciler, Afet Yönetimi Mezunları, Afet Yönetimi Yüksek Lisans Mezunları olmak üzere; mühendisler, avukatlar, öğretmenler, sağlıkçılar, sosyal çalışmacılar, yerel yönetimciler, çevreciler ve son olarak da ‘30 Ekim Depremi’nin mağdurlarının aralarına katıldığı belirtildi. İZ-AFED kurulurken, artık alışılagelmiş ezberin dışında, yeni şeyler söylemek ve farklı çalışmalar yapmak gerektiği düşüncesiyle hareket edildiğine dikkat çekilerek, “Hep bilimselliği, evrenselliği, akılcılığı ve gelişimi hedefledik. Afet yönetim ve planlama sorununun, afetlerden sonra ‘yara sarmaktan’ ibaret olmaması gerektiği, afetler öncesinde risk ve zarar azaltma çalışmalarının, bu konuda esas belirleyici unsur olduğu gerçeğini, farklı mecralarda dile getirdik” diye söz edildi.
DİRENÇLİ KENTLER
    İZ-AFED Yönetim Kurulu adına yapılan açıklamada, ‘Afetlere Dirençli Yapılar + Afetlere Dirençli Toplum = Afetlere Dirençli Kentler’ denkleminin önemine binaen, yaşadığımız toplumun afetlere direncini artırmak için afet bilinci ve farkındalığı konusunda aktif rol üstlenerek, yıl içinde paydaş sivil toplum kuruluşu, yerel yönetim ve meslek odaları ile birlikte panel, sempozyum, forum, söyleşi vb. gibi çeşitli farkındalık çalışmaları yapıldığı kaydedilerek şu bilgiler verildi: “Sadece bir afet türüne (depreme) endeksli afet plan ve politikalarının artık günümüzde yeterli olmayacağı, bütün afet türlerini kapsayan afet yönetim ve müdahale planlarının geliştirilmesi gerektiğini önerdik. Bu önermelerimizi, başta Japonya ve Şili olmak üzere farklı afet türlerine karşı dirençlilik açısından dünyaya örnek olan ülkelerin, 10 yıllara varan deneyimlerinden hareket ederek yapıyoruz. Ayrıca Birleşmiş Milletler Uluslararası Afet Risklerini Azaltma Örgütünün (UNISDR), HYAGO ve SENDAİ konferans manifesto ilkelerini referans alarak dile getiriyoruz.”
 
DEPREM SONRASI SEL VE SU BASKINLARI
   İZ-AFED, sadece bir afet türüne endeksli afet plan ve politikalarının yeterli ve sürüdürülebilir olmadığına dikkat çekerek açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bu önermelerimizde ne kadar haklı olduğumuzu, bizzat 2021 yılında yaşanan meteorolojik afetler doğrulamıştır. Hatırlanacağı üzere; 30 Ekim Depreminin yaraları henüz tam olarak sarılamamışken, 2 Şubat 2021 günü İzmir'de gün boyunca süren aşırı yağışlar sonucu sel ve su baskınlarına dönüşen bir afet yaşanmış, onlarca ev ve işyeri bu afetten dolayı hasar ve zarar görmüştür. Bu afetten birkaç gün sonra 11 Şubat 2021 akşamı Alaçatı/Çeşme bölgesini vuran fırtına, dolu ve tayfun, önemli derecede hasara ve zarara neden olmuştur. Tüm bu afetlere karşı önceden alınması gereken risk ve zarar azaltıcı önlemlerin, yani ‘Sakınım/Afet Risk Yönetimi’nin önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır. Aynı yılın yaz aylarında ise ülkemizde Karadeniz Bölgesinde aşırı ve ani yağışlar, sel, su baskınları ile birlikte aşırı sıcaklar sonucu oluşan ve günlerce süren orman yangınları yaşanmıştır. Bu meteorolojik afetler hem bölgesel ve küresel düzeyde etkili olmuştur. Yaşanan bölgesel ve küresel düzeydeki bu klimatik afetler, bizlere küresel düzeyde daha büyük tehlikeler ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Adına “İklim Krizi” de denilen bu süreç, çevre tahribatının (hava-su-toprak kirliliği) tetikleyerek, klimatik afetler olarak karşımıza çıkardığı bu büyük tehlike, belki de dünyayı geri dönüşü olmayan bir noktaya doğru götürüyor.”
 
BİZ DE VARIZ VE HAZIRIZ
    30 Ekim İzmir Depreminin hemen sonrasında, 17 Kasım 2020 tarihinde   İZ-AFED olarak faaliyete başlandığı belirtilen açıklamada, aradan geçen bu süreçte yaşanan çevresel ve iklimsel afetler, artık afet bilinci ile çevre ve iklim farkındalığının birbirinden ayrı düşünülemeyeceği gerçeğini gösterdiğine vurgu yapıldı. Bu gerçeklikten hareketle, değişime ve gelişmeye açık ve dinamik bir yönetim yapısına sahip İZ-AFED’in birinci kuruluş yılında yapılan tüzük kurultayı ile adını, tüzüğünü, çalışma gruplarını ve logosunu güncelledikleri belirtildi. Artık çalışmalara İzmir Afet Bilinci, Çevre ve İklim Farkındalığı Derneği (İZ-AFED) olarak devam edileceği bilgisi verilerek basın açıklaması şöyle sonlandırıldı:  “Elbette ki akılcı, bilimsel ve evrensel ilkeler ile birlikte, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün bundan yaklaşık 100 yıl önce söylediği; ‘Felaketler başa gelmeden evvel, koruyucu ve önleyici tedbirleri düşünmek lazımdır. Geldikten sonra dövünmenin yararı yoktur" veciz sözünü rehberliğinde akılcı, bilimsel ve evrensel ilkeleri yolumuzu aydınlatmaya devam ediyoruz. Bu söz, bu bakış açısı bizim için çok kıymetli. Çünkü Ulu Önder, bu sözü ile 100 yıl önce bugünün Modern Afet Yönetimi olarak da bilinen, aslında bugün dünyanın afetlere en dirençli ülkelerinin başarı ile uyguladıkları ‘Afet Risk Yönetimini’ daha adı bile konulmadan tarif etmiştir. İşte bizim rehberimiz; bu akılcı, bilimsel, evrensel bakış açısı ve gelecek öngörüsüdür. Mustafa Kemal Atatürk’ün "Bir gün benim sözlerim ile bilim çakışır ise, siz bilimin yolunu takip edin" sözü de; bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yolumuzu aydınlatmaya devam edecek. Kendisini bir kez daha saygı ve şükranla anıyoruz. İşte tüm bu gerçekliğin bilinci ile biz, bilindik ezberin dışına çıkarak artık yeni şeyler söylemek ve farklı çalışmalar yapmak gerektiğini düşünüyoruz. Geçmişin deneyimlerinden öğrenerek ve gelecek öngörüsü ile derneğimizin adını, logosunu, tüzüğünü ve çalışma planlamasını güncelliyor; kendimizi, ekibimizi, vizyon ve misyonumuzu geleceğe hazırlıyoruz. Derneğimiz yeni vizyon ve misyonuna uygun olarak; afet bilinci, çevre ve iklim farkındalığı, il ve ilçe ölçeğinde afet yönetim-koordinasyon ve planlaması, afet risk ve kriz yönetimleri, afet mevzuatı ve etiği, afetlere karşı engelsiz yaşam, afetlerin sosyo-ekonomik arka planı vb. gibi konularda oluşturduğumuz çalışma grupları (komisyonlar) özgün çalışmalar ve projeler üretirken, diğer yanda İZ-AFED Arama Kurtarma Ekibimiz de afetlerde hayat kurtarmak için hazır olacak. ‘Afetlere dirençli bir İzmir için, biz de varız ve hazırız’ diyor, afetsiz günler diliyoruz.”
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum