Ege Üniversitesi’nden Meme Kanserinde Yenilikçi Teranostik Yaklaşım
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında desteklenmeye uygun görülen projeleri nedeniyle Prof. Dr. Zümrüt Müftüler ve ekibini tebrik ederek başarılarının devamını diledi.
Proje yürütücüsü Prof. Dr. Zümrüt Müftüler, meme kanserinin kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu belirterek, HER2 reseptörünün aşırı ekspresyonunun tümörlerin daha agresif davranmasına yol açtığını vurguladı. Prof. Dr. Müftüler, HER2 hedefli monoklonal antikor temelli yaklaşımların klinik uygulamalarda yüksek özgüllük sağladığını, ancak bireysel tedavi yanıtlarındaki farklılıklar ve sistemik yan etkilerin hâlâ önemli bir sorun oluşturduğunu ifade etti.
“Sağlıklı dokular radyasyondan korunacak”
Prof. Dr. Müftüler, projenin amacını şu sözlerle açıkladı:
"Bu proje kapsamında, HER2 hedefli bir monoklonal antikor, teranostik özelliklere sahip Terbiyum-155 ve Terbiyum-161 radyonüklidleri ile işaretlenerek hem tanı hem de tedavi amacıyla kullanılabilecek yenilikçi radyofarmasötikler geliştirilecek. Teranostik yaklaşım sayesinde tümör dokusuna özgü görüntüleme yapılacak, tedavi etkinliği optimize edilecek ve sağlıklı dokuların radyasyon maruziyeti azaltılacak."
Proje süresince gerçekleştirilecek çalışmalar kapsamında, geliştirilen Terbiyum radyoizotoplarıyla işaretli bileşiklerin biyolojik etkinliği HER2 pozitif ve negatif meme kanseri hücre hatları üzerinde in vitro olarak değerlendirilecek. In vivo çalışmalarda ise deneysel tümör modelleri kullanılarak sintigrafik görüntüleme, biyodağılım, internal dozimetri ve tedavi etkinliği analizleri yapılacak. Tedavi sonrası tümör yanıtları hem görüntüleme yöntemleri hem de histopatolojik değerlendirmelerle incelenecek.
Prof. Dr. Müftüler, projenin HER2 hedefli teranostik radyofarmasötiklerin geliştirilmesine yönelik literatürde önemli bir boşluğu dolduracağını belirterek, “Bu proje, meme kanseri tedavisinde daha güvenli, etkin ve kişiselleştirilmiş yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlayacak. Elde edilecek sonuçların hem ulusal hem de uluslararası bilimsel literatüre ve ülkemizin nükleer tıp ile radyofarmasötik alanındaki birikimine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz.” dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: