Merkez bankası yasasında değişiklik?
İsmail SAYDAN

İsmail SAYDAN

Merkez bankası yasasında değişiklik?

29 Ocak 2015 - 12:13

Malumunuz olduğu üzere son dönemde sık sık hükümetle Merkez Bankası arasında faiz oranlarının düzeyi konusunda tartışmalar yaşanmaktadır. Merkez Bankası asıl olarak bağımsız bir kurumdur, yani faizle ilgili kararlar alırken herhangi bir siyasi iradeden ve kamusal dayatmadan uzak durmalıdır. Teorik anlamda gelişmiş ülkelerde Merkez Bankaları para ve faiz politikalarında bağımsız hareket ediyormuş gibi görünseler de, gerçekte siyasal iktidarlar zaman zaman Merkez Bankalarına bazı telkinlerde bulunduklarını söyleyebiliriz.
Benim burada üzerinde durmak istediğim asıl konu, 1211 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Kanunu’dur. Bu kanunun 22/A Maddesi Para Politikası Kurulu’ndan bahsetmektedir. Kurulun çok önemli görevleri vardır. Burada alınan faiz vs. kararlar ülke ekonomisini yakından etkilemektedir. Zaten son dönemlerde hükümetle Merkez Bankası arasında yaşanan tartışmaların göbeğinde de bu Kurulun aldığı kararlar vardır. Halka hesap vermek durumunda olan iktidarla, bu Kurul zaman zamana açıklanan faiz kararlarıyla karşı karşıya gelmektedir.
Esas konumuza tekrar dönecek olursak; söz konusu kurulun yapısına bakıldığında ise Kurulun akademisyenlerden oluştuğu görülmektedir. Söz konusu kurulun aldığı kararlar reel ekonomiye doğrudan etkileyecek olmasına karşın, reel sektörü temsil eden herhangi bir kişi söz konusu Kurulda yer almamaktadır. Burada tartışılması gereken, Kurulun yapısıdır. Burada tüm akademisyenlerin bilgisini ve tecrübesine saygımızı tekrar dile getirmenin yanında, bu Kurulda reel sektörü temsil eden TİM, TÜSİAD, MÜSİAD ve TOBB gibi kuruluşlardan da birer temsilci yer alsa, bu Kurulda alınacak para politikasına ve faiz oranlarına ilişkin kararların daha sağlıklı olacağını düşünmekteyim. Ticaretin ve reel sektörün içinde yıllarını vermiş olan insanların buralarda yer alması, değerli akademisyenlerimizin görüşleriyle birleştirildiğinde, ülkemiz açısında çok daha yerinde olacaktır.
Eğer Para Politikası Kurulu’na yukarıda bahsettiğim sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de yer alsa Kurulun aldığı kararların etkinliği de artar. Kamuoyu ve reel sektör desteğini de bir anlamda yanına almış olur. Kurulun son dönemlerde aldığı kararlar akademik niteliktedir. Kurulda yine çoğunluk söz konusu yasada bahsi geçen üyeler olabilir fakat yukarıda saydığımız reel sektörü temsil eden dört sivil toplum kuruluşundan da birer üye olması Merkez Bankamızın etkinliğini ve toplumu kucaklayıcı özelliğini arttıracağını düşünmekteyim
Dolayısıyla değişen ve gelişen yeni Türkiye’de, Merkez Bankası yasasında değişiklik yapılması önemli ve gerekli olmuştur. Artık insanlar sandıkta, önce ülke ekonomisini düşünerek oy vermektedir. Seçimleri kazanmanın yolu ekonomiden geçmektedir. Ekonomik  kurumların ise yapılarının tekrar gözden geçirilmesi, halktan ve reel ekonominin ihtiyaçlarından uzak olmamaları gerekmektedir. Eğer yasal değişikliğe gidilmezse, önümüzdeki dönemlerde Hükümetle, Merkez Bankası arasında daha hararetli tartışmalar yaşanacak, burada da ülke ekonomimiz zarar görecektir. Bu konuyla ilgili olarak tüm milletvekillerine önemli bir görev düşmektedir. Artık bu konunun kamuoyunda tartışılması gerekmektedir. Saygılarımla

YORUMLAR

  • 0 Yorum