Devlet yardımları ve Ar-ge harcamaları üzerine genel...
İsmail SAYDAN

İsmail SAYDAN

Devlet yardımları ve Ar-ge harcamaları üzerine genel değerlendirme

02 Temmuz 2019 - 13:02

Bilindiği üzere ülkemiz ihracata dayalı büyümeyi hedef edinmiş bir ülkedir. Ülkemizde tüm ihracat yapan firmalarımız bu kapsamda ihracata yönelik devlet yardımlarından ve Ar-ge desteklerinden yararlandırılmalarını sağlamak adına birçok Tebliğ ve Karar kapsamında DFİF kaynaklarından ve devlet bütçesinden yararlandırılmaktadırlar.
Aşağıdaki tabloda, son 6 yılda DFİF’ten ihracatçılara verilen devlet yardımı tutarları, yıllar itibariyle ortalama USD kurları ve ihracat rakamları yer almaktadır. Ortalama USD kuru ve DFİF’ten ihracatçıları verilen devlet yardımı tutarları BUMKO (Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü) verilerinden alınmış olup, ihracat rakamları da TÜİK’ten alınmıştır.
 
 

 
YILLAR
 
DFİF (Milyon TL)
 
Ortalama (USD Kur)
 
DFİF (USD)
 
İhracat (Bin USD)
DFİF / İhracat -İçindeki Yüzde Payı (%)
 
2018
 
2.743
 
4,813
 
569.914.814
 
167.920.821
 
0,33%
2017 2.194 3,648 601.425.439 156.992.940 0,38%
2016 1.799 3,021 595.498.179 142.529.584 0,42%
2015 1.208 2,72 444.117.647 143.838.871 0,31%
2014 936 2,188 427.787.934 157.610.158 0,27%
2013 957 1,901 503.419.253 151.802.637 0,33%
Yukarıdaki tabloya detaylı olarak bakacak olursak; ihracat rakamlarının son 6 yıl içinde 151 Milyar USD ile 168 Milyar USD arasında kaldığını ve son 6 yıl içerisinde ihracatımızın 2013-2018 arası yaklaşık olarak 17 Milyar USD kadar arttığını yani %11’lik bir artış yaşandığı görülmektedir. 
Bunun yanında DFİF kaynaklarına da baktığımızda; 6 yıl önce 957 Milyon TL kaynak dağıtımı yaparken 2018 yılında 2.743 Milyar TL’lik bir kaynağı ihracatçı firmalarımıza verilmiş gibi görülse de aslında, bu kaynakların USD cinsinden dağıtılan rakamı aslında en düşük 427 Milyon USD (2014 yılı) ile en yüksek (2017 yılı) 601 Milyon USD arasında dalgalanmaktadır. Bu dağıtımı yapılan kaynağın ihracat içindeki payı ise en düşük %0,27 ile en yüksek %0,42 arasında değişmektedir. Ülkemiz kaynaklarından hiçbir zaman ihracatçıya %0,5 bile kaynak dağıtılmamıştır. Bununla birlikte son birkaç yıldır, DFİF’te ihracatçıya ayrılan kaynağın tamamının bile ihracatçıya dağıtılamadığı bütçe verileri incelendiğinde görülecektir.
Dolayısıyla ihracatçılarımıza görünürde TL bazında verilen teşvik tutarları yıllar içinde artmış gibi görünse de, USD bazında ve ülkemiz ihracatının içindeki DFİF teşvik tutarları oldukça düşük ve sınırlı kaldığı görülmektedir. Aslında USD cinsinden bakıldığında ihracatçılarımızın DFİF kaynaklarından yeterince yararlandırılmadıkları görülmektedir. İhracata dayalı büyüme modelini benimsemiş bir ekonomide; ihracatçının devletten alacağı devlet yardımları mevcut seviyenin çok daha üzerinde olmalıdır.
DFİF kaynaklarından daha fazla ihracatçılarımızın yararlandırılmaları gerektiği aşikardır. İstatistiksel çalışmalarda yer almasa da, uygulamalardan gördüğümüz üzere devlet teşviklerinden her beş-altı ihracatçıdan en fazla birinin yararlanabildiğini söyleyebiliriz. Burada hemen akıllara devlet yardımlarında dağıtımda etkinliği ve esnekliği sağlayacak mekanizmaların kurulması gerekliliği ve bilinirliğin arttırılmasının zorunluluğu ön plana çıkmaktadır.
Devlet yardımlarında artık makro çerçevede kamuoyunda belli bir bilinirlik sağlanmış olmasına karşın, artık mikro planda sektörel ve firma bazında bilinirliğin arttırılması, sektörel olarak devlet yardımları mekanizmasının tekrar ele alınması gerekliliği ön plana çıkmakta ve sektörel ihtiyaçların tekrar tespit edilmesi ve değişen şartlara göre mevzuatların yeniden ele alınması ve daha fazla kaynağın fonksiyonel dağıtımının yapılması gerekmektedir. Fonksiyonellik devlet teşviklerinde ihmal edilen konulardan biridir.
İhracatın aslında artmasında en temel faktör aslında ihracatın kg fiyatının artmasının gerekliliğidir yani katma değerli ürün üretip, satmaktır. Ülkemizdeki ihracatın kg fiyatı 2013-2017 arası yaklaşık 1,54 -1,29 USD olarak gerçekleşmiştir. İhracatımızın kg fiyatında aslında son 6 yılda artış görülmemiş bilakis, 0,25 USD’lik azalış görülmüştür. Her ne kadar ihracatımızı son 6 yılda USD bazında arttırmış olsa da; kg başına/değer bazında (kg/USD bazında) ihracat artışında mesafe kaydettiğimiz söylenemez. TİM verilerine göre ihracatın 2013-2018 arası kg fiyatı USD bazında sırasıyla; 1,54 USD, 1,59 USD, 1,44 USD, 1,27 USD, 1,28 USD ve 1,29 USD olmuştur.
Aslına bakarsak genel olarak bir ülkedeki firmaların Ar-ge harcamalarının artması zamanla o ülke ihracatında/üretiminde daha katma değerli ürünlerin üretilmesine neden olması ve dolayısıyla ihracatın kg fiyatının artması gerekmektedir. İhracatın kg fiyatının artması bir anlamda, o ülkenin daha az eforla daha yüksek değer üretmesi anlamına gelir. Eğer bizim ülkemizin malların kg fiyatı örneğin; 2017 yılında 1,28 USD yerine 3 USD olsaydı, ihracatımız 300 Milyar USD’nin üzerine çıkardı. Ülkemizde ihracatın kg fiyatı 2013 yılında 1,54 USD iken, 2018 yılında 1,29 USD’ye düşmüştür.
Aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere İSO 500’deki firmalarımız Ar-ge harcamaları 2013 yılında 1,959 Milyar TL iken, 2018 yılında yaklaşık 3.837,4 Milyar TL’ye 2018 yılsonu itibariyle ulaşmıştır. İSO 500 içindeki firmalarımızın toplam ihracat içindeki payları ortalama %42,8 olmuştur.
İhracatımızın kg başına USD değerinde artış sağlayacak olan hususların başında orta ve yüksek teknolojik ürün satabilmek için, firmaların Ar-ge harcamalarını arttırmaları gerekliliğidir. İSO 500’de 2018 yılında AR-GE yapan firma sayısı 254’den 276’a yükselmiştir. Ancak bu olumlu tabloya rağmen sektörlerimizde araştırma ve geliştirme faaliyetleri henüz yeterli ve ihtiyaç duyulan seviyeye ulaşamamıştır. İSO 500’de teknoloji yoğunluklarına göre yaratılan katma değer dağılımına baktığımızda 2018 yılında yaratılan katma değer itibarıyla en yüksek payı yüzde 37,5 ile tekrar düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin aldığı görülmektedir.
 
Orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı ise 2018 yılında 4,9 puan azalmış ve yüzde 35 olmuştur. Fakat sevindirici olan orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payının 2017 yılında yüzde 20,2 iken 2018 yılında yüzde 22,2’ye yükselmiş olmasıdır. Yine yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı da 2017 yılında yüzde 3,6 iken 2018 yılında yüzde 5,3 olmuştur.
İSO 500 içinde orta yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerdeki firmaların yarattığı katma değer payı 2017 yılında yüzde 23,8 iken 2018 yılında yüzde 27,5 olmuştur. USD bazında firmalarımızın yaptığı Ar-ge harcamalarını değerlendirecek olursa; 2013 yılından 2018 yılına gelinde aşağıdaki tabloda İSO 500 içindeki firmalarımızın USD bazında yaptığı Ar-ge harcamalarının yıllar içinde 2013 yılından 2018 yılına kadar aslında artmak bir yana USD bazında azaldığı görülmektedir. (2013 ve 2018 yılları ortalama USD kurları kullanılırsa) Dolayısıyla firmalarımızın bütçelerinden yeteri düzeyde Ar-ge harcamaları için kaynak ayrılmadığı görülmektedir. Firmalarımız, Ar-ge faaliyetlerine aslında yeterince önem vermemektedirler.
  Anket Verileri  
  2013 2014 2015 2016 2017 2018
AR-GE Harcamaları (Milyon TL)  
1.959,8
 
3.132,7
 
3.351,4
 
2.806,6
 
3.472,8
 
3.837,40
Ar-ge Harcamaları / Üretimden Satışlar (%)  
0,51
 
0,74
 
0,74
 
0,57
 
0,53
 
0,44
Ar-Ge Harcamaları USD bazında /Yıllık ortalama USD kuru bazında  
 
1.030.931
 
 
1.431.764
 
 
1.232.132
 
 
 
929.030
 
 
951.973
 
 
797.298
               
Kaynak: İSO
Aşağıdaki tabloda Merkezi yönetim bütçesinden Ar-Ge faaliyetleri için ayrılan ödenek ve harcamalar ile dolaylı Ar-Ge destekleri verileri yer almaktadır. Aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere Ar-ge harcamaları 2011 yılından 2018 yılına gelindiğinde Ar-ge harcamaları (Dolaylı Ar-ge harcamaları dahil) neredeyse TL bazında 2,32 kat artmıştır. USD bazında bakacak olursak ise; 2011 yılında ortalama USD kurunu 1,67 aldığımızda, 2018 yılında ise ortalama USD kurunu 4,813 aldığımızda; USD bazında Ar-ge harcamaları yaklaşık %20 oranında azaldığı karşımıza çıkacaktır. Dolayısıyla, gerçekte Ar-ge harcamaları için Merkezi Yönetim Bütçesinden ayrılan tutarın burada yetersiz olduğu ve USD bazında yıllar içinde daha fazla kaynağın ayrılmadığı hatta ayrılan kaynağın USD bazında azaldığı görülmektedir.
 
 
YILLAR Ar-ge Harcamaları (Milyon TL) Dolaylı Ar-ge Harcamaları (Milyon TL)
2011 4.961 614
2012 5.305 752
2013 6.853 835
2014 6.733 1.282
2015 8.037 1.653
2016 9.116 2.126
2017 10.710 2.871
2018 12.950    -
Kaynak: TÜİK
Firmalarımız Ar-ge’lerine yatırım yaparak ve ar-ge bütçelerini arttırarak daha katma değerli ürünler üretmek istemelerine ve devletimizde bu yöndeki harcamaları çeşitli teşvikler vererek desteklemeye çalışmasına karşın bir türlü istenilen sonuçların alınamadığı görülmektedir. Bunun aslında en önemli nedeni, gerek devletimizin gerekse de firmalarımızın Ar-ge harcamalarına ayırdıkları kaynakların gereğinden çok daha az olduğu ve USD bazında son sekiz yıldır aynı tutarda meblağın ayrıldığıdır. Ayrıca, devletimizin DFİF üzerinden verdiği teşviklerin de USD bazında ise neredeyse son 8 yıldır ayrılan tutarın aynı seviyelerde olduğudur. Ar-ge harcamaları ve devlet yardımları harcamaları yıllar itibariyle son 8 yılda TL bazında artıyor gibi görünmesine karşın, USD bazında ise geçekte pek bir artış görünmemektedir. Firmaların ve devletimizin Ar-ge ve teşvik için ayırdıkları kaynakların USD cinsinden karşılığı neredeyse son 8 yıldır pek değişmemiş olup,2018 yılını döviz kurlarındaki ani yükselişten dolayı hariç tuttuğumuzda, ihracatımızın da neredeyse artış hızı olan %10-11 oranına paralel bir artıştan fazlası değildir. Dolayısıyla, devlet yardımı ve Ar-ge harcamalarında artış nispetinde neredeyse, ihracatımızın USD bazında artış farkında olmadan yaşanmıştır. Aslında bu konuda, ihracat artışı ve bu artışın itici güçleri birbirlerini neredeyse aynı oranda itmişlerdir. Buna paralel olarak, ihracatın kg fiyatı da 2013 – 2018 yılları itibariyle bir artış görülmemiştir.
Her ne kadar ihracatın bağımlı değişken, Ar-ge harcamaları, devlet yardımları, döviz kurları, diğer ülkelerin milli gelirleri, siyaset, tarifeler gibi birçok bağımsız değişkenden, ihracat etkilenen bir bağımlı değişken olsa da; katma değerli üretim için verilen devlet yardımları/Ar-ge teşvikleri ve firmalarımızın Ar-ge harcamaları ihracatın arttırılması için çok önemlidir. Firmalarımızın gerek üretimde gerek ihracatta maliyetlerinin en önemli kalemleri USD cinsinden olduğu için, verilen teşviklerin ve yapılan Ar-ge harcamalarının USD cinsinden bir önceki yıla göre daha fazla olması, ihracatçılarıma ciddi katkıda bulunacaktır. Özellikle maliyet enflasyonun artık %40’lara geldiği bu dönemde bu konu daha önemli hale gelmiştir.
Genel olarak devlet yardımları ve katma değerli ürün ihracatını arttırma konularında makro planda ciddi bir reforma ihtiyaç olduğu, devlet teşvikleri ve Ar-ge destekleri için daha fazla kaynak ayrılması gerektiği ve yeni bir modele geçilmesi gerekliliği açıkça görülmektedir. Katma değerli ürün üretebilmek, orta ve yüksek teknolojide ürün üretip, ihraç edebilmek ülkemizin de karşı karşıya olduğu orta-gelir tuzağından çıkabilmenin tek çözümüdür. Buradaki sorunu çözmek adına, tüm paydaşlara büyük sorumluluklar ve görevler düşmektedir ve belki de yeni bir başarı hikayesinin yazılması gerekliliği burada da tekrar karşımıza çıkmaktadır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum