Özen: İzmir kendine oy verecek!

Cumhur İttifakı AK Parti Balçova Belediye Başkan Adayı Avukat Evrim Özen ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Esnaf ziyaretleri sırasında oldukça olumlu tepkiler aldığını belirten Özen, projelerini ve İzmir’in, İzmirlinin ihtiyacını anlattı. İzmir’in gerçekten tazelenmeye ihtiyacı olduğunu söyleyen Özen, “Halk bu seçimde kendine oy verecek, İzmirlinin hassas davranacağına inanıyorum” dedi.

Özen: İzmir kendine oy verecek!

Cumhur İttifakı AK Parti Balçova Belediye Başkan Adayı Avukat Evrim Özen ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Esnaf ziyaretleri sırasında oldukça olumlu tepkiler aldığını belirten Özen, projelerini ve İzmir’in, İzmirlinin ihtiyacını anlattı. İzmir’in gerçekten tazelenmeye ihtiyacı olduğunu söyleyen Özen, “Halk bu seçimde kendine oy verecek, İzmirlinin hassas davranacağına inanıyorum” dedi.

Özen: İzmir kendine oy verecek!
01 Şubat 2019 - 13:57

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Ben Evrim Özen. 12 Temmuz 1973 Manisa Akhisar doğumluyum. 1984 yılında İzmir Balçova Onur Mahallesine geldim, 84 yılından bu yana aralıksız olarak Balçova’da oturuyorum. Selma Yiğit Alp Lisesi’nin ilk mezunlarındanım. Üniversiteyi Dokuz Eylül Hukuk Fakültesi’nde okudum. Üniversitedeyken evlendim ve iki çocuklu olarak Hukuk Fakültesi’ni bitirdim. Kendime ait ofis açtım ve 20 yıldır Özen Hukuk Bürosu’nun sahibiyim, avukatlık mesleğimi yapıyorum. Adliyede bir dönem hukukçu bilirkişi olarak görev yaptım. İzmir Emlak Komisyoncu Odası’nda emlak komisyoncularına hukuk dersi verdim.
Spor ile iç içe yaşamayı seviyorum. Ortaokul ve lisedeyken İzmir Spor ve okul takımında Gard olarak basketbol oynadım.  Amatör tenisle ilgilendim ve su sporlarına ilgi sardım. Özellikle tüplü dalışta azmettim ve bir yıldız dalış eğitmeni oldum. Eşimle birlikte tekne kaptanı belgemizi aldık. Benim için spor yaşamın olmazsa olmaz bir parçası. Hayatı aktif olarak yaşamayı seven bir yapım var.
“Aday olmak benim için sürpriz değildi”
Siyasi hayatınız nasıl başladı, aday olmaya nasıl karar verdiniz?
Siyasete çok ani atıldım. 17-25 Aralık sonrası ülkenin durumu göz önünde bulundurulduğunda bu yapıyla en çok mücadele eden AK Parti’ydi. Bu sebeple 2014 yerel seçim öncesi AK Parti’den siyasete girmeye karar verdim. 8 Şubat 2014’te AK Parti’ye üye oldum. Zaten ilk siyasi deneyimim herhangi bir üyeliğim yoktu. Siyasette yapmamıştım daha önce. Meclis üyesi seçildim 10 ay sonra ilçe başkanı oldum. Yaklaşık 4,5 yıl meclis üyeliği, grup sözcülüğü, grup başkanlığı ve ilçe başkanlığı görevini bir arada yürüttüm. Adaylık için bu görevlerimden istifa etmek zorunda kaldım.
Aday olmak benim için aslında sürpriz değildi siyasete girmek sürpriz oldu. 5 yıl önce Evrim Özen ve siyaset deseniz insanlar “Evrim hanım siyasetle uğraşmaz, dolu dolu yaşamayı sever, spor yapmayı ve gezmeyi sever” derlerdi. Hayatımda olmazsa olmaz seyahat etmekti. Kitap okumayı çok severim. İyi bir tiyatro ve sinema severim. Bu sebeple insanlar inanmazdı ben bile inanmazdım.  
Siyasi hayatınız, sosyal yaşantınızın önüne geçiyor mu? Memnun musunuz verdiğiniz karardan?
Evet memnunum. Ülkenin içinde bulunduğu durum beni buna itmişti. Hayatımın her alanında devlet okullarında eğitim gördüm. Ağırlıklı olarak devletin sunduğu imkanlardan yararlanarak bugünkü konuma gelen biriyim. Yani evet avukatım ailemin de çok büyük bir emeği var ama devlet her zaman arkamda oldu. Devletime olan borcumu bir nevi ödemem gerekiyordu. Siyasi arenada en güzel hizmeti verebileceğiniz alanlardan birisi. İlçe başkanı olduktan sonra aynı zamanda bir belediye başkanı gibi o ilçe de bir vekil gibi hareket ettim. Herkesin sıkıntısına ihtiyaçlarına eğilip onlara cevap verme konusunda elimden gelen tüm gayreti gösterdim. Bu çok büyük bir özveri gerektirir. Her işte olduğu gibi yaptığınız işi sevmezseniz özverili olabilmeniz mümkün değil. Ben gerçekten siyaseti severek yapıyorum. İnsanlarla kolay iletişim kurabiliyorum bu da benim siyasette çok yardımcım oldu. Siyaseti zevkle yapıyorum. Yorucu mu? Yorucu. Sosyal hayatımın önüne geçiyor mu? Evet geçiyor. Artık sizin bambaşka bir hayatınız oluyor. Günlük 24 saatlik yaşam diliminin bazen 16 saatini kaplayabiliyor.
“İzmir’in tazelenmeye ihtiyacı var”
İzmir’in genel yapısını değerlendirir misiniz?
İzmir’in bir değişime ve tazelenmeye ihtiyacı var. İzmir gerçekten çok güzel bir kent.  İzmir’i sadece bir kent olarak nitelendirmek yanlış aslında burası bir bölge. İzmir’in birçok alp yapı sorunu var. Merkezi hükümet zaten üzerine düşeni yapıyor ama biliyorsunuz yerel belediyeciliğe düşen büyük sorumluluklar var. Ciddi hizmet ve yatırım yapılması gerekiyor. Buna yol, otopark, kanal projesi, istihdam, turizm diyebilirsiniz.  Her pencereden bakma imkanına sahipsiniz. Yani burası bir liman kenti. Evet güzel bir limanımız var ama işlevsellik anlamında yeterli mi? Burası bir turizm kenti. Evet Çeşme, Gümüldür, Seferihisar var. Tarihi yerlerimiz var fakat biz bunlardan yerel anlamda yeterince faydalanabiliyor muyuz? Turizmi burada canlandıracak projelerimiz var mı? Yoksa “burası devlet tarafından yapılsın biz hiçbir şey yapamayalım” düşüncesinde miyiz? İzmir’in tüm bu açılardan yeniden geleceğinin çizilmesi gerektiği kanaatindeyiz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Sayın Nihat Zeybekçi’nin dediği gibi İzmir bu dönem kendisine oy verecek. Balçova bu dönem kendisine oy verecek. Kendi geleceğine oy verecek. İnsanlar ideolojik oyları genel seçimde kullanır. Yerel seçimlerde ise tamamen hizmete yönelik oylama yapılır. İzmirlinin ben bu seçimde artık tüm kriterleri göz önünde bulunduracak oylama yapacağının kanaatindeyim.
“Kent üst üste yığılıyor”
Siz bu dönemde neler yapmayı düşünüyorsunuz? Seçim kampanyalarınız neler olacak ve nasıl bir yol izleyeceksiniz?
Balçova’nın en önemli sıkıntısı trafik ve otopark. Aslında bu genel olarak İzmir’in sıkıntısı. İzmir son yıllarda ciddi bir göç aldı ve nüfusu arttı. Baktığınız zaman her ailenin arabası var. Durum böyle olunca alt geçidin yeterli olmaması, kavşak düzenlerinin yeterli olmayışı, otopark alanlarının ayrılmayışı kentsel dönüşüm adı altında yapılan dönüşümün tamamen rantsal dönüşüm olması sebebiyle İzmir’de sürekli bir yığılma oluyor. En ufak bir depremde, sıkıntıda bu yığılmanın insanlara çok ciddi bir zararı olacak. Kent üst üste yığılıyor. Düzenleme yaparken kişi başına düzen alanı 10 katına çıkarma düşüncemiz var. Trafik ve otopark sorunu çözülmüyorsa hangi partiden olduğunuz önemli değil bana göre siz başarısız bir başkansınız. Özellikle genç alana istihdam yaratacak termal turizmin yaygınlaştıracağı alanlar, yatırımcının özellikle yerel belediye olarak teşviklerle desteklenmesiyle beraber Balçova’ya yatırım yapmasını sağlayarak genç kardeşlerimize istihdam alanlarını arttırmak amacımız.  Kadınlarımızı daha çok üretime teşvik etmek istiyoruz. İnternet satış sitesi açıp evdeki Ayşe Hanım’ın ördüğü bereyi Rusya’da ki İvana’nın kullanmasını sağlamak istiyoruz. Ürünleri yurdun dört bir yanına kiralayabilmek gibi projelerimiz var. Semt evlerini güçlendirerek, kadın dayanışma merkezi haline getirmek istiyoruz. Psikologla, sosyologla, aile terapistleriyle kadınların ihtiyaçlarını dinleyerek maddi manevi kadınların yanında olmak istiyoruz. Yurdun dört bir yanına geziler düzenleyerek kültürel ihtiyaçlarını sağlayabilmek amacımız. Toplumun bütün kesiminin faydalanabildiği dayanışma evleri oluşturmak istiyoruz.
Ziyaretleriniz sırasında tepkiler nasıl oluyor?
Halk kendisine dayatmaları sevmiyor. Halk artık tercihini değişimden yana kullanacağının sinyallerini veriyor. Kadın adaylara yönelik bir sempati var özellikle ben bunu Balçova’da çok yoğun bir şekilde yaşıyorum. Güçlü toplumlar güçlü kadınların eseri. Özellikle Balçova’ya bir kadın elinin değmesi, siyasette topuk sesinin daha çok duyulması birçok dengeyi  değiştireceği görüşündeler. Balçova’ya biz anne şefkatinde yaklaşıyoruz. Balçova’nın, Balçovalıların ve İzmirlinin hassasiyeti aslında bizimde hassasiyetimiz. Biz de bu kentin çocuğuyuz. Biz de bu ülkenin vatandaşıyız. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti topraklarının tapusunun sahibidir. İnsanların “Ben Atatürkçüyüm, size oy vermeyeceğim” söylemleri yavaş yavaş gidiyor. Ben sizin ne kadar Atatürkçü olduğunuzu ya da ne kadar Müslüman olduğunuzu bilemem. Siz de benim bilemezsiniz. Yaşam şekliniz, hizmetleriniz, birey olarak yaptıklarınızdır sizin ölçünüz.  Biz farklı değiliz. Aslında şarkımızda olduğu gibi “Biz biriz, İzmiriz” İzmir’e daha iyi bir hizmet verebilmek için kolları sıvadık onun mücadelesini veriyoruz. Her seçim aslında bir derstir bana göre. Bu seçimde de artık İzmir kendine geçerli bir not verecek buna inanıyorum.
Kadın aday olarak seçim sürecinde sıkıntı yaşıyor musunuz?
Hayır, tam tersine. Başta genel merkezimiz olmak üzere partimin pozitif ayrımcılığına tabi tutuluyoruz. Bir bayan olarak erkek siyasetçi arkadaşlarıma göre çok daha rahat bir seçim yaşıyorum. Bu anlamda gerçekten bir kez daha çok mutluyum keyif alıyorum. Yorulduğum anlar oluyor ama onlar tatlı yorgunluklar. İnsanların yüzündeki memnuniyet ifadesi bizim için güç oluyor. Alanda bir sıkıntı yaşamadım, inşallah bundan sonrada aynı keyifle devam eder.
“Ön yargılarınızı kenara bırakın”
Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Her zaman için şunu söylüyorum. Albert Einstein’ın dediği gibi, “Ön yargıları parçalamak atomu parçalamaktan daha zordur.” Eğer siz ön yargınızı başkalarının körüklemesine izin verirseniz sadece kendinize zarar verirsiniz. Burada hiç kimsenin mahalle baskısı dediğimiz baskılara boyun eğmeksizin kendi geleceğini kendi kaderini, kentin geleceğini oylamalarını rica ediyorum. Siz kendinize oy vereceksiniz adayları değil. Lütfen ön yargılarınızı bir kenara bırakın. Oy kullanmaya gittiğinizde bu noktada oy kullanın ve ben gerçekten İzmirlinin de her zaman olduğu gibi hassas tavırla oy kullanacağına özellikle bu seçimde inanıyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum