İzmir Ticaret Odası Başkan Adayı (İZTO) Mahmut Özgener, gastronomiden el sanatlarına, tarihi yapılardan alışveriş çarşılarına kadar birçok alanda cazibe merkezi olan Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nın 24 saat yaşan bir bölge olması gerektiğini söyledi. Özgener, “Akşam olduğunda Kemeraltı’ndaki dükkanlar kapanmasın; aksine çarşı sabahlasın. Burayı 24 saat canlı tutup sabaha kadar süren festivaller düzenlensin” dedi.

İZTO Başkan Adayı Mahmut Özgener, yaklaşık 5 saat boyunca Kemeraltı esnafını dolaşarak sorunları hakkında bilgi aldı. Özgener’e ziyareti sırasında Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanı Ümit Kaya, İzmir Kuyumcular Odası Başkanı Turgay Baransel, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyeleri Mert Pala ve Adil Özyiğit de eşlik etti. Ege Genç İşadamları Derneği (EGİAD) tarafından restore edilerek Kültür ve Gençlik Merkezi olarak kullanılacak Portekiz Sinagogu ile TARKEM tarafından cazibe merkezi haline getirilen Abacıoğlu Hanı’nın bölgeye örnek olduğunu belirten Özgener, bu değişimin Çarşı’ya yayılması gerektiğini vurguladı. Ziyaret boyunca esnafımızın 24 saat yaşayan bir Çarşı talebinde bulunduğunu söyleyen Özgener, “Bu, çoğu zaman dillendirilen bir konu ama bugüne kadar çeşitli nedenlerle hayata geçirilemedi. İnşallah bunu başarmak bize nasip olacak” diye konuştu.

Kemeraltı gibi bir mücevheri akşamları tek başına karanlıkta bırakmanın İzmir’e yakışmadığını kaydeden Özgener, “Gerekirse her 100 metrede bir güvenlik personeli koyarak, karanlık bölgeleri ışıklandırıp kameralarla buraları sürekli izleyerek çarşıyı sürekli açık tutmalıyız. Akşam işinden çıkan hem alışverişini yapsın hem de yemeğini yiyip günün yorgunluğunu atsın. Yaz aylarında belki de sabaha kadar birbirinden ilginç eğlenceler, festivaller düzenlenebilir. İşte bizim böyle bir Kemeraltı hayalimiz var” ifadelerini kullandı.

Kemeraltı’nın dünyanın en büyük açık hava alış veriş merkezi olduğunu da sözlerine ekleyen Mahmut Özgener, çarşının bir türlü hak ettiği konuma gelemediğini vurguladı. Esnafın da bu konuda üzerine düşen görevler olduğunu kaydeden Özgener şunları söyledi: “Çuvaldızı öncelikle kendimize batıralım; Maalesef bazı esnaf arkadaşlarımız işgaliye ile çarşıyı yürünemez hale getirirken bazıları da hanutçulukla vatandaşları Kemeraltı’ndan soğuttu. İnsanlar çarşı içinde gönül rahatlığıyla gezemeyince, yakasına birileri yapıştıkça ve onları dükkanlarına çektikçe onlar da Kemeraltı’ndan kaçmaya başladı. Sizin de otokontrolü sağlayıp bunları engellemeniz gerek.”

Çarşı içindeki metruk binaların Kemeraltı’na yakışmadığını aktaran Özgener, “O binaları bir şekilde kamulaştırarak veya sahiplerine ulaşıp satın alarak tekrar restore eder ve yaşayan bir mekana dönüştürebiliriz. Eskiye duyulan özlem ve sayısız yaşantılara şahitlik eden bu binalar herkesin gelip soluklanacağı yerler olur. Bölgeye tekrar canlılık gelirken, vatandaşı korkutan çöküntü alanlarının oluşması önlenir. Yani bir taşla 2 kuş vurulmuş olur” dedi.

Dier Yazlar